Din - hayata dair - Blogcu
Dost dediğin matematiksel olmalı, sevinci çarpmalı,
üzüntüyü bölmeli, geçmişi çıkarmalı, yarını toplamalıdır...

HABİB BABA


8/10/2009 · Kategori: Din

HABİB BABA


Habib Baba, 4.Murad devrinin gizli, kimsenin bilmediği Allah dostlarındandır. Yaşlıdır,fakirdir,gariptir.Fakat Rabbinin katında da alemlere denk bir değerin sahibidir.
Yaşlı Habib Baba, uzun bir kervan yolculuğunun sonunda İstanbul'a gelmiştir.Yolculuğunun tozunu, yorgunluğunu atmak için bir hamama gider... Niyeti, şöyle iyice bir keselenip, paklanmak... Bedenini de ruhuna denk kılmaktır.
Fakat hamamcı Habib babayı içeri sokmak istemez.
'Bugün' der, 'Sultan Murad'ın vezirleri hamamı kapattılar, dışarıdan müşteri alamıyoruz.'
Habib baba üzülür... Rica, minnet eder, yalvarır...
'Ne olursun' der, 'kimseye varlığımı belli etmem, aceleyle yıkanır çıkarım.Bu tozlu bedenle Rabbime ibadet ederken utanıyorum.Binbir dil döker.Hamamcı ehl-i insaftır... Dayanamaz... Kabul eder... Hamamın en sonundaki odayı göstererek ...
'Baba şu odada hızla yıkanıp çık, parada istemem. Yeter ki vezirler, senin farkına varmasınlar.'
Habib baba sevinerek kendine gösterilen yere girer. Yıkanmaya başlar... Ve bu arada hamamcının karşısında yeni bir müşteri belirir. Boylu, poslu, genç, yakışıklı biridir bu gelen. Onunda görünümü fakirdir... Ama sadece görünümü... İkinci müşteri kılık değiştirmiş, 4.Murad'dır. O gün vezirlerinin topluca hamam alemi yapacaklarından haberdar olan padişah merak etmiştir.
'Hele bir bakalım' demiştir, 'bizim vezirler, hamamda benden uzakta, kendi başlarına ne yaparlar, nasıl eğlenirler?'
Ve bu merak padişahı, tebdil-i kıyafet ettirerek, hamama getirmiştir.
Az önce yaşananlar bir kez daha tekrarlanır...
Hamamcı vezirler der almak istemez... Padişah ise, ne olursun der, bastırır ve padişah galip gelir... Habib babanın yıkanmakta olduğu odayı göstererek, genç padişahın kulağına fısıldar:
'Şu odada bir ihtiyar yıkanıyor. Sende sar peştemali beline gir yanına... Beraber sessizce yıkanın, bir an evvel çıkın... Ve ekler: 'Aman ha! Vezirler varlığınızı bilmesinler.'
Sonra 4.Murad
da Habib babanın yanına süzülür. Beraber sessizce yıkanmaya başlarlar. Bu arada, hamamın büyük salonundan gelen tef, dümbelek, şarkı, türkü sesleri ortalığı çınlatmaktadır...
Habib babanın gözü, genç hamam arkadaşının sırtına takılır. Biraz kirlenmiş gibi gelir ona... Allah hikmeti gereği dostuna, o yanındakinin tedbil-i kıyafet etmiş padişah olduğunu ilham etmemiştir...
Ve yanındakini, görüntüsüne uygun, kendi gibi fakir bir delikanlı zanneden Habib baba yumuşak bir sesle konuşur:
'Evladım' der, 'Sırtın fazlaca kirlenmiş, müsade edersen bir keseleyivereyim.'
Padişah aldığı bu teklif karşısında şaşkınlaşır ve büyük bir haz duyar... Haz duyar, çünkü ömründe ilk defa biri ona, padişah olduğunu bilmeden, sırf bir insan olarak, karşılık beklemeksizin bir iyilik yapmayı teklif etmektedir.
Memnuniyetle Habib babanın önünde diz çökerken: 'Buyur baba' der, 'ellerin dert görmesin'
Bu arada içerideki alemin sesleri hamamı çınlatmaya devam etmektedir. Habib baba, 4.Murad'ın sırtını bir güzel keseler... Fakat padişah kuru bir teşekkürle yetinmek istemez..
Ne de olsa insandır ve o da her insan gibi kendine yapılan iyiliklerin kölesidir.
'Baba' der, 'gel bende senin sırtını keseliyeyim de ödeşmiş olalım.' Habib baba, teklifin kimden geldiğinden habersiz, tebessümle;
'Olur evlad' deyip, sultanın önünde diz çöker. Bu arada, Sultan Murad kese yaparken bir yandan da Habib babayı yoklar, ağzını arar...
'Baba' der, 'görüyormusun şu dünyayı... Sultan Murad'a vezir olmak varmış... Bak adamlar içerde tef,dümbelek hamamı inletiyorlar, sen ve ben ise burada iki hırsız gibi...'
Habib baba Sultan Murad'ın cümlesini tamamlamasına fırsat bile bırakmaz, kendi hükmünü söyler... Sultan Murad'ın Habib babadan duydukları, ağzı açık bırakıp, keseyi elden düşürten cinstendir:

'Be evladım' der, Habib baba, 'Sultan Murad dediğin kimdir? Sen asıl Alemlerin Sultanına kendini sevdirmeye bak ki, O seni sevince sırtını bile Sultan Murad'a keselettirir...

EkleBunu RSS Ekle Butonu
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (yok) Yorum yaz!

KADİR GECESİ


15/9/2009 · Kategori: Din

EkleBunu RSS Ekle Butonu
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (1) Yorum yaz!

ORUÇ'U BOZAN HALLER


13/8/2009 · Kategori: Din




                         ORUÇ'U BOZAN HALLER
                      



Orucu bozup hem kazâyı, hem de keffâreti gerektiren husûslardan ba'zıları şunlardır:

1- Ramazan ayında oruçlu olduğunu bildiği hâlde ve imsâktan önce niyetli iken, gündüz birşey yiyip içmek.

2- Sigara içmek.

3- Kan aldırmak ve gıybet etmek gibi orucu bozmadığı iyi bilinen bir şeyden sonra, orucu bozuldu sanarak bile bile yemek.

4- Ramazanın bir gününde, kazâ lâzım olan birşeyi yaparak orucunu bozan kimse, başka gününde de bu şeyi kasten yine yaparsa keffâret de lâzım olur.

5- Ağzına giren kar, yağmur ve doluyu istiyerek yutmak.

6- Toprak yeme alışkanlığı olan kimsenin, yenmesi âdet olan toprak ve kil yemesi.

7- Az tuz yemek.

8- Oruçlu olduğunu unutarak yiyen kimse, oruçlu olduğunu hatırladıktan sonra orucu bozulmadığını bildiği hâlde, yine yiyip içerse orucu bozulur. Hem kazâ hem de keffâret lâzım olur.

Orucu bozup sadece kazâ gerektiren hâller

1- Hatâ ile meselâ, abdest alırken boğaza su kaçması.

2- Kulağa yaş, ilâç damlatmak, derideki yaradan içeri girecek ilâç koymak.

3- Vücuda, iğne ile ilâç ve aşı şırınga etmek.

4- Kağıt, pamuk, ot, pişmemiş pirinç, darı, mercimek tanesi gibi ilâç ve gıda olmıyan birşeyi yutmak.

5- Zorlıyarak ağız dolusu kusmak.

6- Dişlerin kanamasında, yalnız kanı veya tükürükle aynı miktardaki karışık kanı yutmak.

7- İmsâk vaktinden sonra, daha gece zannederek yiyip içmeye devam etmek.

8- Güneş battı, ezân okundu zannederek, iftâr vakti gelmeden yemek.

9- Oruçlu olduğunu unutup, yiyip içtikten sonra, orucum bozuldu diyerek, yiyip içmeye devam etmek.

10- Tahâretlenirken içeri su kaçırmak.

11- Lavman yaptırmak, orucu bozar. Kadınların, kadın hastalıklarından muayenelerinde oruç bozulabilir.

12- Zorla orucu bozdurulmuş olmak.

13- Burna sıvı ilâç damlatmak.

14- Burna kolonya çekmek. Burna çekmeyip sadece koklarsa bir zararı olmaz.

15- Başkalarının içtiği sigara dumanını istiyerek çekmek.

16- Diş çektirmek için uyuşturucu iğne vurdurmak.

17- Astım hastalarının, kriz hâlinde ilâçlı sprey kullanmaları orucu bozar. İlâçsız oksijen gazı bozmaz.

18- Hastaların, dil altından, yutmasa da ilâç alması orucu bozar.

EkleBunu RSS Ekle Butonu
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (yok) Yorum yaz!

RAMAZAN


12/8/2009 · Kategori: Din




                 RAMAZAN AYI


   Yaklaşık bir hafta sonra onbir ayın sultanı ramazan geliyor.Bu ayda rahmet kapıları açılır.Bu ayı bir fırsat bilip bol bol ibadet edip,yüce rabbimizden af dilemeliyiz.Her sene nurla,feyz ile,bereket ile kapımızı çalan ramazan ayında kötülükler azalır,huzur artar.Böylesine değerli bir misafiri evimizde ağırlarken,ona hürmette kusur etmemeliyiz.Bir sonraki gelişinde kimlerin onu göreceğini bilemeyiz.O halde son görüşümüzmüş gibi hürmet edip ona layık olmalıyız.
    Ve bu ay içerisinde öyle bir gece var ki çok kıymetli.KADİR GECESİ.....bu gecede yapılan ibadetler bütün günahları alıp götürüyor....Peygamber efendimiz(sav)buyuruyorki: "Kim inanarak ve sevabını Allah'tan bekleyerek Kadir Gecesi'ni ihya ederse  geçmiş günahları af olunur."
    Bu ayda ve gecede her zaman yaptığımız ibadetlerden biraz daha fazla ibadet edelim .Bol bol Kur'an okuyalım.Daha çok tövbe edip af dileyelim Yüce Rabbimizden.
    Kur'an 'ın ve Oruç'un  hakkını verenlerden olmak dileğiyle .......

EkleBunu RSS Ekle Butonu
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (yok) Yorum yaz!

KANDİL MESAJLARI


18/7/2009 · Kategori: Din







KANDİL MESAJLARI







 ALLAH'in daveti üzerine peygamberiz bir gece melekler tarafindan mekkeden kudüse
götürülmüstür. Burada cebrail ile birlikte bütün gökleri asarak ''sidretül münteha'' denilen makama yükselmis ve ALLAH ile görüsmüstür. Bu yolculugun Mekke'den Kudüs'e kadar olan bölümüne isra Kudüs'ten ALLAH ile görüsmesine kadar ise Mirac denir. Bu görüsmede pegamber efendimize ümmet'i için vakit namaz ve Mirac hediye edilmistir. Hayirli Kandiller!


  Günler bize dostların güzelliği ile, geceler onların duaları ile mübarek oluyor. Umudumuz dostların hediyesi, duamız sizlerin sevgisi. Kandiliniz mübarek olsun..

  Size karanfilin sadakatini, sümbülün bağlılığını, menekşenin tevazusunu, lalenin gururunu, leyleğın saadetini versek, bize de dua eder misiniz? Kandiliniz mübarek olsun..

   Güneşin güzel yüzü, yüreğine dokunsun, kabuslar senden uzakta, melekler baş ucunda dursun. Güneş öyle bir geceye doğsun ki, duaların kabul, kandilin mübarek olsun.

   Bu gece nur inmiş kalplere bir gül verilmiş tüm sevenlere işte bu sevenlerin duası semalarda buluşmuş bu gece dualarda buluşalım miraç kandilinde... 

   Avuçların açıldığı, gözlerin yaşardığı, ilahi esintilerin kalpleri okşadığı anın bir asra bedel olduğu bu gece dualarda birleşmek dileğiyle kandilinizi kutlarım.

   Bu gece kulun yalvarış ve yakarışlarını Yüce Mevla'ya sunacağı ve O'nun sonsuz affından, merhametinden, iyiliğinden bol bol yararlanacağı umut, huzur ve müjde gecesidir.  Kandiliniz hayırlı olsun!

EkleBunu RSS Ekle Butonu
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::